SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİNİN GEÇTİĞİ YERLER VE BU YERLERİN SEMBOLİK ÖNEMLERİ NELERDİR?



SABAHATTİN ALİ HİKAYELERİNİN GEÇTİĞİ YERLER VE BU YERLERİN SEMBOLİK ÖNEMLERİ NELERDİR?

Sabahattin Ali hikayeleri nerelerde geçer ve bu yerler neyin simgesidir? Sabahattin Ali, hikayelerinde çoğunlukla zengin- fakir, devlet-halk, aydın-halk ve köy-kent çatışmasını ortaya koyabilmek ve Anadolu insanının sorunlarını dile getirmek için mekan olarak köy ve köy ile alakalı yerleri seçer ancak hikayeler her zaman köylerde geçmeyebilir,örneğin ”Apartman” hikayesi şehirde geçmektedir ve köydeki ağa gibi yine otoriteyi ele alan bir zengin ve köylü gibi ezilen işçiler vardır. Sabahattin Ali hikayelerinde esas olan ezen-ezilen çatışmasıdır ve kullanılan yerler bu çatışmayı verebilecek şekilde tasarlanır ve aradaki ayrımı, farkı simgeler.

A) Zengin-Fakir Çatışması:

Sabahattin Ali hikayelerinde zengin-fakir çatışması önemli bir temadır ve seçilen mekanlar bu temayı bütünleyici yerlerdir. Zengin-fakir çatışmasının en belirgin şekilde işlendiği eser ise “Apartman” hikayesidir.“Apartman” adlı hikayede mekan olarak üç yer verilmektedir:”Apartman, sokak, çatı”. Sokak, hikayede asıl olayın geçtiği yerdir ve burada işçinin oğlu hamallık yaparken taşıdığı içkileri düşürüp kırdığı için itilip kakılır, azarlanır. Apartman, para ve gücü simgeler. Hikaye boyunca patron bu apartmanın penceresinden karşı inşaattaki işçilere emirler vererek onları baskısı altına alır. Çatı ise işçinin kendi içinde çatışma yaşadığı mekandır. İşçi, çatının tepesindeyken aşağıda oğlunun başına gelenler yüzünden üzülür ve duruma müdahale etmek ister ancak işini kaybetme korkusu yüzünden sesini çıkaramaz. Bu hikayede mekan karakterlerin ekonomik durumlarını belirtmek için kullanılmıştır. Patron, mekanın sahibi zengindir, işçi ise para alabilmek için bu mekanda çalışan fakir kişidir. Zengin-fakir çatışmasının konu edinildiği hikayede zenginin hükmünün geçtiği bir ortamda fakirin ezilmişliği ve çaresizliği ortaya çıkarılmak amaçlanmıştır.

B) Aydın-Halk Çatışması:

Sabahattin Ali hikayelerinde bir diğer önemli teması da aydın-halk çatışmasıdır. Sabahattin Ali, aydın kesimin halktan uzak oluşunu ve giderek uzaklaşmasını eleştiriyor ve bu durumu eserlerinde kullandığı mekanlar sayesinde şekillendiriyor. Aydın eleştirisini en net görebileceğimiz eser ise “Köpek” hikayesidir. “Köpek” adlı hikayede mekan kırsal bölgedir. Kırsal bölge şehirden yani aydın kesimden uzak bir mekandır. Hikayenin olayı kırsalda bir çoban(köylü) ve şehirden gelen mühendis ve yakınları(şehirli,aydın) arasında geçer. Kendi mekanından uzağa gelmiş olan aydın kesim temsilcisi köylü ile konuşmak ister ancak birbirinden uzaklaşmış olan bu iki gurubun temsilcileri anlaşamazlar. Olay köyün dışında bir arazide geçmesine rağmen hikaye genelinde iki farklı mekandan söz edilir. Köy ve şehir. Köy, insanların ağanın emri ve baskısı altında oduğu, açlık ve sefalet çektiği bir yer olarak tasvir edilir. Şehir ise, aydının zengin, oraya iş bulma umuduyla giden köylünün daha fakir olduğu bir şekilde tasvir edilir. Hikayede kullanılan bu iki mekan ile yazar aslında aydın, zengin, sosyetik sınıfı ile köylü sınıfının çatışmasını sunacak bir ortam hazırlıyor. Şehir, aydın kesimi ve gelişmişliği temsil ederken, köy, köylüyü ve geri kalmışlığı temsil eder. Yazar, şehri köyden uzak bir mekan olarak betimleyerek, aydının halktan olan uzaklığını eleştirir. Aydın kesimin temsilcisi olan mühemdisin kırsalda çobanla yaptığı konuşma ve onu kendinden aşağı görmesiyle de aydın, şehirli sınıfın köye, köylüye olan bakışı ortaya çıkarılıyor.

C) Devlet-Halk Çatışması:

Sabahattin Ali hikayelerinin hemen hemen hepsinde devlet eleştirisi bulunmaktadır. Sabahattin Ali, devletin köyler ile iletişimsizliğini, kırsalda oluşan otorite boşluğunu ve sefaleti eleştirir. Ayrıca bu boşluk sonucu oluşan feodal yapıyı da eleştirir.“Sıcak Su” ve “Kağnı” hikayelerinde bu eleştiriler verilir ve eleştirinin etkisini arttırmak için yine uygun mekanların kullanımından yararlanılır.“Kağnı” adlı hikayede mekan köy ve kırsaldır ve eleştiri feodaliteye ve devlete yöneliktir. Köy, devletten uzak olduğu için etkisinden de uzaktır yani ağanın etki ve yönetimi altındadır. Köy bu eserde devletin otorite boşluğunu temsil etmektedir. Hikayede ağanın oğlu bir cinayet işler ama köylü ağa karşısında güçsüz olduğu ve jandarma(devlet) köyden çok uzak olduğu için ölen adamın annesi şikayetçi olamaz. Kasabadan uzak bu küçük köyde adaleti köylü kendi arasında sağlar ve ağa fakir kadına iki keçi vererek onu susturur ve olayın üstü örtülür. Yazar, kasabadan uzak bir köyü mekan olarak seçerek ağalık sisteminin fakir köylüyü ezmesini ve devletin köye ve köylüye olan ilgisizliğini eleştirebileceği bir ortam hazırlar. “Sıcak Su” adlı hikayeye bakacak olursak, yine mekan olarak köy kullanılmıştır. Köy yine mekan olarak şehirden ve devletten uzak bir şekilde tasvir edilmiş. Köyde bir genç ağanın oğlunu öldürdüğü için jandarmadan saklanmaktadır. Yazar, ağa ve oğlunu kullanarak diğer hikayede olduğu gibi köylünün ezilmiş olduğunu hissettiriyorve feodaliteye bir gönderme yapıyor. Genci arayan jandarmalarda devleti temsil ediyor ancak köyün şehirden uzak olması bir otorite boşluğuna neden oluyor yani bir bakıma bu hikayede de köy otorite boşluğunu temsil ediyor ve bir süre sonra jandarma devlet adına hükmeden yöneten haline gelip, genci cezalandırmak için karısına tecavüz ediyor. Hikayede kullanılan bir diğer mekan olan küçük ev ise yine köylünün fakirliğini simgeliyor. Yazar bu hikayede şehirden uzak bir köy kullanarak devletin otorite boşluğunu ve askerin halkın üstünde kurduğu baskıcı ortamı eleştireceği bir mekan hazırlıyor.

D) Köy-Kent Çatışması:

Sabahattin Ali hikayelerinde incelenen bir diğer önemli konu ise köy-kent çatışmasıdır. Sabahattin Ali, köy-kent çatışması içerisinde daha çok köy savunucusu konumundadır. Hikayelerde tasvir edilen köyler her zaman şehirden uzak olarak gösterililirler. “Sıcak Su”, “Kağnı” ve “Köpek” hikayelerinde köy her zaman şehirden uzaktır ve iletişim zordur. Bu şekilde otorite boşluğu, sefalet, feodalite gibi konular yönünden devlete eleştiri ulaştırılabilir. Yazar, köy tasviri ve sunduğu eleştiriler çerçevesinde genel olarak köylerin şehirler ve devlet tarafından unutulmasını eleştirmeyi amaçlıyor. Bir diğer taraftan köy sürekli göç veren nüfus kaybeden yerken köylü bile onu unuturken, şehir umut ışığı dağıtan ve sürekli göç alan bir şekilde tasvir edilir. Çatışmada bu noktada başlamaktadır. Şehirler, büyüdükçe, köyleri yok oluşa sürüklemektedir. Yazar da bu noktayı eleştirir ancak bir çözüm önerisi getirmez/getiremez.

E) Kadın Sorunsalı:

Sabahattin Ali hikayelerinde kadının Anadolu'da ki durumu incelenir ve eleştirilir. Bu eleştiri “Gramofon Avrat” hikayesinde ortaya konulmaktadır ve çeşitli mekanlarla da desteklenir. “Gramofon Avrat” adlı hikayede mekan olarak “Konya bölgesi ve oturak alemleri, bağ evi, umumhane, hapishane” gibi yerler kullanılmıştır. Oturak alemleri o bölgenin eğlence kültürünü simgelemektedir ve Gramofon Avrat böyle yerlere sıkça giderek erkekleri eğlendirmektedir. Tenha ve ıssız bağ evleri de yine oturak alemleri gibi o yöre halkının zevk ve eğlence anlayışının simgesidir. Konya gibi muhafazakar bir bölgenin mekan olarak seçilmesiyse kadının cinsel yönüyle sömürülmesi ve sahipsiz oluşunun ön planda tutularak alem yapılan yerlerin vurgulanması kırsaldaki zihniyeti ve vaziyeti ortaya koymak ve verilen mesaja katkı sağlamak içindir. Yazar, “Gramofon Avrat” hikayesi ile birlikte Anadolu'da kadının sahipsizliğini ve sömürülmesini kadını çeşitli mekanlar içerisinde bulundurarak eleştiriyor.

Sonuçta, Sabahattin Ali, hikayelerinde genel olarak mekan için şehirden uzak köyleri ve kırsal bölgeyi kullanarak “zengin-fakir”, “devlet, asker, aydın-köylü”, “feodalite” ve “şehir-köy” çatışmasını yansıtmaya çalışıyor. Bunun için her bir eserinde bu mekanlara farklı anlamlar yükleniyor. Örneğin bir köy bazen sefaleti, bazen de otorite boşluğunu temsil edebilir, tasvir edilmiş olan haliyle. Bir şehirde bazen devlet, bazen de aydın kesim olabiliyor. Kullandığı tüm mekanlarda ezilen fakir, köylü bir gurup ve onları ezen, sömüren bir zengin ya da yöneten gurubu karşı karşıya getirerek yapılan haksızlığı eleştiren Sabahattin Ali ancak bir çözüm önerisi getirmiyor.

Yorumlar